Etiket

yıldızlar

Tarama

Gözünüz gördüğü ve görmediği, kulağınızın duyduğu duymadığı, ellerinizin dokunduğu her şey ama her şey 13.7 milyar yaşında…

Evet maddeyi atom dediğimiz maddenin yapı taşları oluşturur. Peki atomun kökeni nedir? Evet her şeyi oluşturan elementler big bang, nova, süpernova gibi yıkıcı görünen ama aslında her şeyi ve bizi var eden süreçlerde kayık çekmiş sihirbazlardır. Her bir atomun protonun elektronun milyar yıllık hikayesinde bir ilüzyon ile vücudumuzu oluşturan milyarlarca atomun ittifakıdır yaşam…

Ve yaşam süremiz içerisinde bu atomların enerjisini yine bu atomların anavatanı yıldızlardan (Güneş) almak zorundayız. Biz yıldızlara mecburuz. Ölüm ise bu enerjinin vücutta bitmesi ve atomlarımızın dağılması olayıdır.

Evrenin % 90 ını oluşturan hidrojen büyük patlamadan hemen sonra oluşmuş bebek evrenimizin oluşturabileceği bir proton ve bir elektronlu en basit atomdur. Büyük patlamadan hemen sonra hidrojene göre çok daha az bulunan ama biraz daha karışık olan 2 proton ve 2 nötrona sahip helyum oluştu.

Ama bu elementler yaşamı destekleyecek kadar gelişmiş elementler değildi. Yaşamı destekleyecek elementlerin çok daha büyük maceralara ihtiyacı vardı.

Bu ilk maddecikler kütle çekim etkisi ile birleşmeye başladı ve ilk yıldızlar evrende göz kırpmaya başladı. Bu ilkel yıldızların kalbinde hidrojen sıcaklık ve basıncın etkisi ile helyuma dönüştü ama bu yıldızlar helyumlarını yakma fırsatı bulamadan günümüzdeki süpernovalardan çok daha şiddetli olarak patladı hidrojen ve helyumdan daha ağır ve karmaşık elementler böylece oluşmuş oldu (hepsi değil).

Bu ilkel yıldızların küllerinden belki de yaşamın en büyük adımlarından birisi atılacaktı 2. Nesil yıldızlar….

2. Nesil yıldızların içinde sıcaklık 100 milyon dereceleri aşıyor bunun sonucunda da bir dizi kimyasal reaksiyon sonucu ilk karbon elementi oluşuyordu. Karbon oluştuktan sonra karbon atomuna (8 proton 8 nötron) bir helyum atom eklenerek oksijen atomu meydana geliyordu. Ve 2. Nesil yıldızlar süpernova olarak patlayıp kendini yok ederken bizlere çok fazla oksijen hediye ediyordu.

Neden yaşam var sorusunun en güzel cevaplarından birisidir; çünkü her şey öyle gelişti. Hikâyenin sonu şöyle gelişir yıldızlar küllerden doğar büyür patlar kül olur küllerden yeni yıldızlar yeni elementler…

Yaşamı destekleyen osidyum demir çinko kalsiyum ve diğerleri hepsi yıldızların kalbinde yapıldı bizler yıldızların parçalarıyız. Sevgilinin gözlerine bakarken de bir hayvan leşine bakarken de milyar yıllık bir madde serüvenine bakarız… Bu gece bir şey yapın bir yıldız seçin aldebaran sirüs regulus veya başka bir yıldız… yıldızınıza bakın uzun uzun kim bilir belki gelecekteki başka yaşam formlarına bir selam yollarsınız…

Şimdi düşünelim kim fazla yaşıyor

Sezar mı Fatih mi Yavuz mu İsa mı Musa mı Adem mi……. hepimiz de aynı yaştayız ve hepimizin hammaddesi aynı.