Etiket

psikolojik savaş

Tarama

“Psikolojik Savaş ve Propaganda” adlı yazımızın bir ve ikinci bölümünden sonra üçüncü ve son bölümü ile bu konuyu bitiriyoruz. İlk iki bölümde ağırlıklı olarak psikolojik savaş, çeşitleri ve hedefleri üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise ağırlıklı olarak propaganda konusunu açıklamaya çalışacağız.

Psikolojik savaşın saldırı ve savunma silahı propaganda, eğitim ve kışkırtmadır. Cephanesi ise söz, yazı, resim, broşür ve e- posta şeklindeki bilgidir. Bu savaş tarzının amacı, insanları ikna etmek ve onları değiştirmektir. Yöntemi ise beyin yıkamaktır.

Propaganda Nedir?

Oxford Sözlüğü, propaganda kelimesini, bir fikre veya harekete taraftar kazındırmak amacı ile düzenlenen programların bütünü olarak tarif etmektedir. Propaganda kelimesi, Latince propagare kökünden gelmektedir. Bu, yeni fidanlar elde etmek için toprağı ekmek anlamındadır. İlk olarak Roma Katolik Kilisesi tarafından sosyolojik manada kullanılmış ve fikirlerin yayılması deyiminde ifadesini bulmuştur.

Propaganda, bir topluluğun düşüncelerini, duygularını, davranışlarını, tavır ve hareketlerini etki altında tutmak ve onları değiştirmek amacıyla yayınlanan bilgi, belge, doktrin ve görüşlerdir. Propagandanın amacı, propagandayı yapana doğrudan veya dolaylı fayda sağlamasıdır. Bununla birlikte propaganda ile hasım grubunu ekonomik ve politik yalnızlığa itmek amaçlanır. Bir savaşta nihai zafer, düşmanın yenilgiyi kabulüne bağlıdır. Yenilgiyi kabul etmeyen düşman, ileride tekrar sorun oluşturacaktır. Düşmanın moral gücü olan maneviyatının çökmesi ancak psikolojik savaş yöntemi olan propaganda ile mümkündür.

Propagandanın esasını, insanın psikolojik yapısının incelenerek hassasiyetlerinin tespiti oluşturur. İhtiyaçlar manzumesi olan insanoğlu maddi ve manevi ihtiyaçlarla şekillenir. Kişilik ve davranış geliştirir. O halde ilk ve en önemli husus insan ihtiyaçlarını, diğer bir deyişle kişisel hassasiyetleri tespit etmektir. İhtiyaçları belirleyen çevre, insanın sosyal bir varlık olması yönüyle önem kazanır. Fiziksel, sosyal ve psikolojik çevre, bir taraftan insan ihtiyaçlarını belirlerken, diğer taraftan onu etki altında bulundurur. Bu arada suni tarzda oluşturulan algılama hataları ile bireyler fikir ve ideolojilerin savunucuları haline getirilirler.

Propaganda Analizi Propaganda analizi sistematik bir biçimde yapılır. Yani kaynak, araç, içerik, toplum ve etki analizleri ile yapılır.

  1. Kaynak Analizi: Propagandayı yayınlayan kaynak hakkında yapılan ayrıntılı incelemeyi ifade etmektedir. Kaynağın analizinde, karşı taraf veya tarafların propaganda teşkilatları ile teşkilat içindeki kişiler ve bunların durumları incelenir.
  2. Araç Analizi: Propagandada kullanılan kitle iletişim araçlarının analizini ifade etmektedir. Propagandada kullanılan aracın neden seçildiğini, karşı tarafın yayın araçlarının neler olduğunun tespiti konularını araştırır.
  3. İçerik Analizi: Kaynağın gücü ve hedeflerini belirtmek için propaganda beyanatlarının analizini ve değerlendirilmesini kapsar. Propagandanın sunduğu mesajları değerlendirmek, onu bu harekete sevk eden sebep ve şartları incelemek, kullanılan tekniği ve elde edilmek istenen amacı meydana çıkarmak için yapılan bu analizde hem yapılacak karşı propaganda için esaslar elde edilmiş, hem de karşı tarafın bizim hakkımızda bildiklerine dair geniş bir malumat sağlanmış olur.
  4. Toplum Analizi: Propagandanın hitap ettiği grup veya sınıfın ortaya çıkarılmasıdır.
  5. Etki Analizi: Karşı tarafın ne sonuç beklediği ve neler elde ettiği incelenerek, propaganda mekanizmasının bizim hakkımızda elde edebilmiş olduğu bilginin derecesi, hedef olan dinleyicilerle irtibat ve temasın derecesi, çalışma sistemi ile yeterliliği, kişilerin ehliyet derecesi ile bizim çalışmalarımıza kaynaklık edecek, yol gösterecek esaslar ortaya çıkarılır. Bu analiz bir taraftan karşı tarafı tanıtırken, diğer taraftan da kendi eksikliklerimizi meydana çıkararak sonraki faaliyetlerimizin daha etkili bir şekilde yürütülmesine yardım edebilecek bilgiler verir.

Propagandanın cephanesi söz ve kelimelerdir demiştik. Burada hazırlamamız gereken Goethe’nin çok güzel sözü vardır. Goethe, “En güçlü silah, zamanı gelmiş fikirdir” der. Propaganda yönetimi demek gelişigüzel sarf edilen sözler değildir. Üzerinde çok uzun düşünülmüş, zamanı ve zemini iyi hesaplanmış, şekil ve ölçüsü doğru belirlenmiş ve hedef kitlesi tayin edilmiş bir faaliyettir. Bu nedenle sosyal bilimler vasıtasıyla veriler elde etmek gerekir.

Propaganda Türleri: Propagandanın bazı türleri vardır. Her türün belirli bir yöntemi ve tekniği bulunmaktadır. Bunlar;

  1. Beyaz Propaganda: Açık bir biçimde yapılan bir propagandadır. Kaynağı bellidir, kendisini tanıtmak ister. Beyaz propaganda açık ve şeffaftır, burada doğruluğa önem verilir. Yalan kullanılırsa geri teper, güveni sarsar. O nedenle gerçekler üzerine kurulması çok önemlidir. En büyük kazanımı, karşı tarafın fikirlerini çürütür, taraftarlarını azaltır. Doğru, açık ve şeffaf propaganda kitlelerde güven uyandırır. Beyaz propagandanın zayıf tarafı yayılma menzilinin sınırlı olmasıdır. Serbestçe dolaşamaz, karşı taraf hemen karşı propaganda imkânlarını hemen devreye sokarsa bu durum tehdit ve bozulmayla sonuçlanabilir. Yapılan propaganda hakkında toplumda şüphe uyanıyorsa silah geri tepmiş olur, böylece güven azalır. Beyaz propagandanın malzemesi haberlerdir. Hasım tarafın hatalarını, su-i istimallerini malzeme olarak kullanır. Bu malzemenin ne zaman, ne şekilde, nasıl ve hangi ölçüde kullanılacağı planlanmalıdır. Burada süreklilik önemlidir, sürekli aynı türde haberler yapılması mümkün olduğunda etkinin artacağı da görülecektir.
  2. Gri Propaganda: Psikolojik savaşın önemli propaganda unsurlarından birisi olan gri propaganda bulanık bir propagandadır. Burada kaynak belli değildir, doğruluğu kanıtlanamaz. Yalan veya iftira olduğun da kesin değildir. Gri propagandanın ana malzemesi “rivayetler” dir. Çalışma tarzı beyaz propaganda gibi sınırlı değildir. Güçlü yönü, muhatap tarafından iyi kabul görmesidir. İnsan üzerinde propaganda hissi doğurmaz. Propagandayı çıkaranlar belirsiz olduğu için, gri propagandada en heyecanlı konular kullanılabilir. Burada önemli olan doğru bir olaya on tane yalan sokulup muhatabı küçük ve gülünç duruma düşürmek amaçlanır. Senaryo iyi yazılmışsa rivayetler dilden dile dolaşır. Batı dünyasının Sovyet Rusya ile ilgili çıkardığı hikâyeler ve fıkralar önemli bir etki yapmıştır. Bizde de bu tür propaganda çalışmaları yapılmıştır, yapılmaktadır. Devleti gülünç ve küçük duruma düşürücü haber ve fıkralar bu kapsamda değerlendirilebilir.
  3. Kara Propaganda: Bu propaganda türünde kaynak bellidir ama sanki başka kaynaktan çıkıyormuş gibi gösterilir. Kara propaganda yönteminde hile, entrika, yalan, iftira, fitne, sinsilik ve sahte delil serbesttir. Gizlilik esastır, gerçekleri değiştirmeyi, inançları sarsmayı ve kamu düzenini bozmayı, karıştırmayı amaçlar. Kaynağı anlaşıldığı zaman etkisi olmaz, geri teper. Düşmanlık duygularının artmasına neden olur. Bunun için iç düşmana karşı kullanılmaz. Kara propagandanın malzemesi yalan, iftira, her türlü sahte delil vs.dir. Var olmayan her şeyi varmış gibi gösterir. Kara propagandada nifak sokup ortalığı karıştırmak için çok kullanılan bir yöntemdir. Kara propagandada kaynak kesinlikle gizlidir. Her ne sebeple olursa olsun kaynak ortaya çıktığında her türlü sorumluluk reddedilecek şekilde önceden hazırlıklı olunur. Kaynak gizli kaldıkça yalanlar, rivayetler, şayialar, dedikodular verimli sonuçlar verir. Kara propagandada amaç, muhatap insanları ruhsal çöküntüye götürmektir. Bu yöntemi uygulayanlar hiçbir ahlaki ve vicdani sorumluluk duygusu tanımazlar. Akla gelebilecek her şeyi hedef olarak ele alırlar. İstenen çıkara hizmet eden her şey kara propagandada malzeme olarak kullanılabilir.
  4. Silahlı Propaganda: Terör örgütlerinin (PKK) kullandığı bir yöntemdir. Kendilerinin var olduklarını, etkili olduklarını kanıtlamak için kullanırlar. Medyanın zaafından yararlanırlar, medya ne kadar çok gündeme getirirse kitleler üzerinde o kadar etkili olurlar. Etnik kökenli terör eylemleri de kendi kimliklerini göstermek, tükenmediklerini kanıtlamak için şiddeti yöntem olarak seçerler. Bu nedenle bu modelin seçimi sık rastlanan bir olgudur. Kendi etnik gruplarını silahlı propagandaya ikna etmek için verilmediği düşünülen kültürel hakları malzeme olarak kullanırlar. Bu hak mağduriyeti propagandası sürekli yapılarak, silahlanmanın tek çıkar yol olduğu konusunda toplulukları ikna etmeye çalışırlar. Silahlı propaganda ile halkı ve devlet otoritesini bıktırmak amaçlanır. Bu genellikle, mutsuz, eğitimsiz, hak arama yöntemi olarak şiddeti kültürel bir inanç sistemi olarak benimsemiş alt kültür gruplarının tarzıdır. Bitmediklerini göstermek için uçak kaçırma, bombalama yapma, köy basma, yol kesme gibi eylemler yaparlar.
  5. Karma Propaganda: Bazı çıkar grupları birbiriyle örtüştüğünde silahlı, açık, bulanık ve gizli propagandalar beraber kullanılabilir. Propagandaya maruz kalacak muhatabın durumu ve tutumu göz önüne alınarak ve ileri teknoloji kullanılarak planlanmış propaganda örneklerine günümüzde sıkça rastlanmaktadır.

Sürekli bir biçimde psikolojik savaş ve propaganda altında tutulan devletimiz ve milletimiz ancak konu hakkında bilgi sahibi olursa kendini koruyacak tedbirleri alabilir. Bu nedenle her türlü yayının amacının ve içeriğinin iyi anlaşılması, çözümlenmesi gerekmektedir. Türk milleti her zamankinden daha uyanık ve bilinçli olmak zorundadır. Bu noktada yararlı olmayı ümit eder, saygı ve sevgilerimi sunarım.

Kaynakça

  1. Çeşme, Ahmet (2005). Psikolojik Harekat ve PKK (Kansız Mücadelenin Kanlı Yüzü). IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul.
  2. Tarhan, Nevzat. (2002). Psikolojik Savaş (Gri Propaganda). (ikinci baskı). Timaş Yayınları, İstanbul.

Günümüz dünyasının özelliklerinden biri de iletişimdeki gelişimdir. Burada öne çıkan özellikler ise iletişimin kolaylaşması, hızının artması ve maliyetinin düşmesidir. Ancak bu özellikler her ne kadar insanların lehine gibi görünse de bu gelişim aynı zamanda büyük riskler taşımaktadır. Risk iletişim alanındaki gelişim değil daha çok ve özellikle kitle iletişim araçlarının kontrolü ve bu araçların nasıl kullanıldığı noktasındadır. Çünkü günümüzde kitle iletişim araçları kamuoyu oluşturmadan tutun da insanların tüketim alışkanlıklarını hatta zevklerini bile biçimlendirecek bir araç olarak kullanılmaktadır. Örneğin internet hem bir bilgi kaynağı hem de bilgi kirliliğinin yoğun yaşandığı yer durumundadır. Günümüz insanı doğru bilgiye ulaşma konusunda güçlükler yaşamaya başlamıştır ve bu durum zaman ilerledikçe daha kötü olacak gibi görünmektedir.

İletişim kanallarının belirli bir amaç için kullanımı psikolojik savaş olarak adlandırılabilir. Bu anlamda psikolojik savaşın ne olduğunun bilinmesi iletişimin gücünü daha iyi anlamamız açısından önem arz etmektedir.

Psikolojik Savaş hakkında birçok kaynak olmakla birlikte tümüne yer vermemiz mümkün değildir. Ancak kısaca önemli noktalara değinerek bir fikir oluşturmaya çalışacağım. Psikolojik savaş, karşı ülke halkının ve askeri güçlerinin direnme gücünü zayıflatmak, moralini bozmak birlik ve bütünlüğünü yıpratmak amacıyla yürütülen propaganda çabaları. Karşı tarafın iç sorunlarının abartması, askeri başarısızlıklarının vurgulanması, acılarının sergilenmesi, kültürel nüfuzla gençlerinin etkilenmesi gibi yöntemler kullanılmaktadır. En önemli araç, propaganda ve sansürdür.

Görüldüğü üzere propaganda ve sansür psikolojik savaşın en etkili araçlarıdır. Propaganda tarifine geçmeden önce psikolojik harekât kavramına değinmekte yarar vardır. Psikolojik harekât, savaş ve barış zamanında, politik ve askeri hedeflere ulaşmak için, dost, düşman ve tarafsız çevrelerde, uygun tutum ve davranış ortamı yaratmak amacıyla planlanan ve uygulanan, siyasal, ekonomik ideolojik ve askeri faaliyetleri kapsayacak şekilde planlanan ve uygulanan her türlü psikolojik etkili faaliyetlerdir. Psikolojik savaşı düşmana karşı bir kitlesel hipnoz faaliyeti olarak görmek mümkündür. Saldırgan emelleri taşıyan düşman, kurbanına karşı yönettiği psikolojik savaşta onu uyutma, aldatma, uyanıp tedbir ve tepkiye yönelmesini önleyecek uyuşturma, zehirleme gayretlerini sürdürür. Düşmanın psikolojik savaşla almak istediği ilk sonuç kurban seçilen ülke halkının, aydınlarının, yöneticilerinin salim, serinkanlı muhakeme yeteneğini, itidalini bozmak mümkün olan en büyük boyutlar içinde bu insanları kızgın, kırgın, karamsar, ümitsiz, memnuniyetsiz, kendi değer ve sistemlerine karşı inançsız ve güvensiz hale getirmektir. Kendi devletine, milletine, topluma karşı körü körüne bir yıkıcı tavra, açık düşmanlığa veya umursamazlığa dönüştürür. Bu safhada saldırının hedefi milletin yönetici kadroları, kendi halkı, kendi toplumu, kendi teşkilatı üzerinde fikri, ruhsal, manevi yönden etkili bir rehberlik ve deneticilikten yoksundur.

İnsanlık tarihinde üç dönem vardır. Bunlar kölelik dönemi, işçilik dönemi ve bugün yaşanan özgürlük dönemidir. Özgürlük döneminde güç odakları, denetimi ellerinde tutabilmek için baskı, tehdit ve korkutma yöntemleri yerine daha çok propagandayı kullanmaya başladılar. Günümüzde hâkimiyet, silah ve kol gücünden çıkarak bilgi ve teknolojinin eline geçti. Bilgi ve teknolojiye sahip olup onu en iyi kullananlar hükmetmeyi başaracaklardır.

Psikolojik Savaşın Stratejik Amaçları

Bilginin en büyük güç olarak kullanılacağı geleceğin savaşlarında, psikolojik savaşların amaçları daha büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle psikolojik savaşın stratejik amaçlarını kavramanın çok önemli olduğunu bilmeliyiz.

  1. Düşmanın siyasi, ekonomik, sosyal ve moral bakımından zayıflığı istismar edilerek onun savaş gücünü zayıflatmak.
  2. Kurtarılan bölgeleri teşkilatlandırıp kontrolü kolaylaştırmak,
  3. Düşmanın yenilgisini sağlamak için düşünce, heyecan, eğilim ve davranışlar üzerine ısrarlı etkiler yaparak; direniş ve savaş azmini kırmak, morali bozarak manevi çöküntüye uğratmak ve korku duygusunu uyandırarak cesaretlerini kırmak.

Psikolojik Savaşın Taktik Hedefleri

  1. Toplumda itaat duygusunu artırmak,
  2. Uluslar arası kamuoyunu yanıltmak,
  3. Halkla yönetim arasını açmak,
  4. Komutanları yanıltmak,
  5. Kültür değişimini sağlamak,

Psikolojik savaş ve propaganda konusundaki ikinci yazımızda psikolojik savaşın taktik hedefleri konusunu ve propaganda konusunu açıklamaya devam edeceğiz. Özellikle kavramlar hakkında doğru bilgi sahibi olunduğunda yapılması gerekenler daha net olarak görülebilecektir. Ancak şimdilik şu kadarını söyleyelim, Türk milleti milli ülkü etrafında kenetlendiğinde onu hiçbir güç engelleyemez. Çünkü inanmış bir insanı ve inanmış insanlar topluluğunu hiçbir güç engelleyemez. Türk milleti inandığı zaman neler yapabildiğini tarih boyunca göstermiştir, yine gösterir. Sevgilerimle…

Not: Özellikle psikolojik savaşın ve propagandanın ülkeler üzerindeki etkilerini görmek isteyen okurlarımız, Sayın Banu AVAR’ın TRT 1’de gösterilen “Sınırlar Arasında” programını mutlaka izlemelidir. Bu programda, bizim teorik olarak anlatmaya çalıştığımız konuların pratikteki uygulanışı gösterilmektedir.

Kaynakça:

  1. Tarhan, Nevzat. (2002). Psikolojik Savaş (Gri Propaganda). (ikinci baskı). Timaş Yayınları, İstanbul.