Paylaşmak Güzeldir!

NASA’da açık fikirli bir bilim adamları bulunmadığını kim söyledi?

Bir NASA bilim insanı, ileri yabancı türlerin yarattığı bir hologram içinde yaşadığınızı öne sürüyor.

Yaptığınız veya yapacağınız her şey basitçe gelişmiş bir bilgisayar kodunun ürünü, her ilişki, her düşünce, her bellek, süper bilgisayar bankaları tarafından oluşturulmuş olabilir mi?

Bu teori, Oxford Üniversitesi Felsefe Fakültesi Profesörü ve İnsanlık Geleceği Enstitüsü Müdürü ve Oxford Martin Okulu’ndaki Gelecek Teknolojilerinin Etkileri Programı’ndan Nick Bostrom tarafından ilk kez önerilen ilgi çekici teori. Bu teoriyi destekleyen daha bir çok bilim insanı var.

NASA’nın Jet Propulsion Laboratory’deki Evrimsel Hesaplama ve Otomatik Tasarım Merkezi direktörü Rich Terrile’in yaratıcının kozmik bir bilgisayar programcısı olduğunu daha önceleri ileri sürmüştü.

Bu, bir holografik dünyada yaşadığımızı ve kendimiz de dahil, çevremizdeki her şeyin “gerçek” olmadığını ima eder. Rich Terrile, hâlâ görüşünü savunuyor. NASA bilim adamı, “Şu anda en hızlı NASA süper bilgisayarları insan beyninin hızının iki katına çıkıyor” diye belirtti.

“Moore’un Yasası ile (her 18 ayda bir tümleşik devre üzerine yerleştirilebilecek bileşen sayısının iki katına çıkar) basit bir hesaplama yaparsanız, on yılda bir bu süper bilgisayarların insan yaşamının tamamını 80 yıllık bir süre boyunca hesaplama kabiliyetine sahip olacağını göreceksiniz – Bu ömür boyunca düşünülmüş her düşünceyi de içerir –

Kuantum mekaniğinde parçacıklar gözlemlenmedikçe kesin bir durumu yoktur. Birçok teorisyen bu açıklama biçimini anlamaya çalışmak için çok zaman harcıyor. Bu açıklama ile, bir simülasyon içinde yaşadığımızı ve bir şeyi görmek istediğimizde aslında neye ihtiyacımız olduğunu görüyoruz.

“İlham verici olan şey, bir simülasyonda çok çeşitli isteklerde bulunuruz. Aslında bu istekler simülasyonda bizi biz yapar.

Evrenimizin bilgisayar kodu ile oluşturulan bir kurgu olduğu fikri, örneğin dünya dışı yaşama yönelik araştırmamız ve karanlık maddenin gizemi gibi kozmos hakkındaki bir takım tutarsızlık ve gizemleri de çözer.


Bununla birlikte, Matrix teorisinin hatalı olduğunu düşünenler de var. Prof. Peter Millican’a göre teori, programcının işleri bizce yapacağımız gibi yapacağına ilişkin varsayımlara dayanıyor gibi görünüyor diye belirtiyor Oxford Üniversitesi’nden felsefe ve bilgisayar bilimi dersleri veren Prof. Peter Millican.

Prof. Peter Millican “Bu dünyanın bir simülasyon olduğunu düşünülüyorsa, neden simülasyonun dışındakilerin kimler olduğunu söyleyemiyorlar. Ya da dışarıda kimler var ve nasıl varlar?” sorusunu yöneltiyor. Gerçek bir dünyanın nihai yapısının böyle bir parmaklıklar arasında olamayacağını ve süper dünyaların parmaklıklar kullanarak sanal bir dünya uygulamak zorunda kalacaklarını varsayıyorlar.

Bununla birlikte, Profesör Millican, fikri araştırmada değerli olduğuna inanıyor. Bu ilginç bir fikir ve bazı deli fikirlerin olması sağlıklı” diye The Telegraph’a verdiği mülakatta söyledi.

“Fikirleri mantıklı görünüp görmediklerine göre sansürlemek yanlıştır. Çünkü bazen önemli yeni gelişmeler başlatmak için deli fikirler gerekmektedir. Kutunun dışında düşünerek iyi fikirlerin ne zaman gelebileceğini asla bilemezsiniz.

Bu Matrix düşünce-deneyi aslında Descartes ve Berkeley’nin yüzlerce yıl önceki fikirleri gibidir. İçinde hiçbir şey olmadığı anlaşılsa bile, uçuk şeyler düşünme alışkanlığına girmiş olmanız, bir noktada başlangıçta oldukça dışa dönük görünen bir şey düşünecek olmanız anlamına gelebilir.

Yorumlar kapandı.