Paylaşmak Güzeldir!

Hepimiz insan olmanın verdiği sorumluluk ve zorluklarla yaşıyoruz. En boş vermiş, amaçsız insanın bile bir mücadelesi var hayatta, hayatla.

İnsan yaşadığı müddetçe güzeli de görecektir çirkini de; iyiyi de görecektir kötüyü de; kolayı da görecektir zoru da. Sıkıntılar, olumsuzluklar olmadan hayat olmayacaksa insana düşen mücadele etmek olmalıdır. Yaşadıklarına boyun eğip köşeye çekilmek zayıflıktır, “Ben oynamıyorum” deyip omuz silkip küsen bir çocuk gibi. Tabii ki üzüleceğiz, zorlanacağız ama kendini kaptırıp koyvermemek, kast edilen; hayata daha bir sıkı tutunmak, inadına güçlü olmak.

Olgun insan, acısını, yoluna çıkan engeli kabul eder fakat umutsuzluğa kapılmaz. Varsa bir hatası onu anlar, alacağı dersi alır ve yoluna devam eder. Azimle, sabırla mücadele etmek, tribünde değil, sahada olmak olgun insanın özelliğidir. Sabır olduktan sonra sabrın meyvesi de er geç olacaktır; ağacın meyve vermesinin belli bir zaman sonra gerçekleşmesi gibi.


1 GÜNDE OLMAZ AMA BİR GÜN OLUR.

Umut olmazsa insan yaşayamaz; çünkü umudunu kaybedenin kaybedecek başka bir şeyi kalmaz. Bu sebepledir şarkılarda, şiirlerde çokça yer alması bu konunun:
“…Umut fakirin ekmeği, umar ha umar umar…”

” ‘Bunca yükle öleceksin!’ dedim hamala,
‘Ölüm kolay, sen umuttan haber ver’ dedi,
‘Umut var oldukça dünyayı ver sırtıma!’ “

İnsan nasıl düşünürse aynı düşüncesi hayatta çıkıyor karşısına. Psikolojide “Kendini Doğrulayan Kehanet” diye bir olgu var. Buna göre, insan olumlu düşünürse olumlu sonuçlara, olumsuz düşünürse olumsuz sonuçlara ulaşıyor. “Başarılı olacağım” dersek de biz haklı çıkıyoruz, “Başarısız olacağım” dersek de. Her iki durumda da kendi düşüncemizi doğrulamış oluyoruz. Özellikle öğrencilerimizde “Kendini Doğrulayan Kehanet” örnekleri görüyoruz. Öğrenci, daha her şeyin başında, kendine güvensiz bir şekilde “Ben yapamam ki!”, “Ben beceremem ki!”, “Ben bu dersi anlayamam ki!” deyip işin içinden sıyrılıyor. Sonuçta da istemediği ama kendini hazırladığı durumla karşılaşıyor.

Hayatımızın direksiyonunda biz olduğumuza göre iyi veya kötü yoldan gitmek de bizim elimizde, yani iş insanın seçimine kalıyor.

Yaşamak aslında o kadar güzel ki kıymetini bilmiyoruz. Her gün uyandığımızda hayatta olduğumuza şükretmemiz, her şeye rağmen gökyüzüne bakıp güzel şeyler düşünmemiz, hayallerimizi ve amaçlarımızı kaybetmememiz, sürekli olarak kendimizi meşgul edecek etkinlikler bulmamız ve ne kadar olursa olsun sahip olduğumuz imkânları en iyi şekilde değerlendirmemiz, ruh sağlığımız açısından da oldukça önemlidir.
Gülebilmek, mutlu olmak, mutlu kalmak,hepsi bize bağlı.
“Kuşağımızın en büyük devrimi, insanların zihinlerini değiştirerek yaşamlarını değiştirebileceklerinin keşfedilmesidir.”diyor ünlü düşünür William James .

HER ŞEY SENİN ELİNDE, YAŞAMINI RENKLENDİR.

Unutmayın!

ZİHNİNİZDEKİ HARİTAYI DEĞİŞTİRMEK, DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEKTEN DAHA KOLAYDIR…

Yorumlar kapandı.